21 Nisan 2010 Çarşamba

Kimin yattığı belli.

Evet Fenerbahçenin sezon sonlarına doğru yarattığı kaos ortamına bir yenisi daha eklendi, neymiş Galatasaray SK, Bursaspora yatıcakmış...Yok canım daha neler ?

Karşısındakini kendi gibi görmeye alışık bir camianın tabiki böyle düşüncelere saplanması çok normal, bizlerde bunları normal karşılıyoruz fakat gerilen ortamıda hesaba katmaları gerektiğini üstüne basa basa söylüyoruz...

Fazla uzağa gitmeye gerek yok bu yatış hesaplarını yapmak için, Galatasaray bundan önceki senelerde Trabzonspor'u 4-2 yenerek , Fenerbahçenin şampiyon olmasını sağlamıştı...Bu galibiyetle Fenerbahçenin önünü açmamıştı Galatasaray, sadece olması gerekeni, sahada ki mücadelesini vermişti..

Şimdi yine öyle bir dönemden geçiyoruz...

Ve bugün Fenerbahçe basketbol takımının, Galatasaray'ın play-off lara gitmemesi için bugün olanlarıda bu gözler gördü...

Demek ki neymiş, kimin neyin altına ne şartlarda yatacağı hiç belli olmazmış..

İyi yatışlar Fenerbahçe.

Galatasaray'lı Olmak...

Cemmert Ercan kardeşimizin yazısı...

Küçüktük o zaman 2000’lü yılların başıydı hani o zamanlar 2000 değilde milenyum derlerdi hatırlar mısınız ? O zamanlarda Galatasaray aşkının kıvılcımları hiç sönmeyecek büyük bir ateşe dönüşüyordu , durduramıyorlardı..O çok sevdiğim öğretmenlerim beni sana zayıf veririm x takımı tutucaksın diye zorluyorlardı ama ne fayda biz GALATASARAY sevdasını kazımıştık bir kere kalbimize.. Benim bir farkım vardı ben UEFA Kupasıyla , Süper Kupayla büyüdüm sabah erken kalkamama okula gidememe pahasına galibiyet geceleri atkımı boynuma formamı sırtıma geçirip caddelere çıkıp arabanın camından kafamı çıkarıp haykırırcasına GALATASARAY’ın adını bağırıyordum..Galatasaray’lı olmak başka bir şeydi o Ali Sami Yen’e girince sevinçten ağlamaktı , her yenilgide takıma daha da bağlanmaktı..Anlatılmaz bir duyguydu Galatasaray’lı olmak Türkiye’de en çok aldığın o Türkiye Kupa’sıyla övünmekti Galatasaray’lı olmak belki de bazen kırıcı olsada senin baban Türkiye Kupa’sını hiç gördümü diyerekten büyüklüğünle övünmekti Galatasaray’lı olmak. Sayfalarca yazılar yazacağım diyip 10 cümlede tıkanıp büyüklüğünü cümlelere sığdıramamaktır Galatasaray’lı olmak..

Arma Uğruna...

Safa Erülken kardeşimin yazısı...

Serin bir bahar akşamı,adı bilinmeyen bir parkta parkta sabahlayan insanlar vardı.Gecenin bu saatinde sıcacık yataklarında olmak yerine başka bir şeyi seçmişlerdi.Belki de askerde ve okula gitmek için üzerlerinden zorlukla attıkları yorganları bu kez arma için hiç üstüne örtmemişlerdi bile.Otobüsler gelecek ve armanın peşine düşülecekti her zaman olduğu gibi. Ve sabahlamak belki ilk kez bu kadar kutsal ve anlamlı oluyordu onlar için.Kilometreler kilometreleri takip ediyor,o uzun yollar bitmek bilmiyordu..Oysa 5 çayını Ortaköy’de içip tv başında maç izlemek vardı ya ama bu onlara yakışmazdı,rahat edemezlerdi sıcak koltuklarda.Otobüsün koridorları onlara göreydi öyle mutlu oluyorlar,öyle içleri rahat ediyordu.Kapanan gözler otobüsten yükselen bir besteyle açılıyordu.Kayıtsız kalınamazdı en gür sesle katılmak lazımdı.Uzun yolculuk bitiyor arma gerekince desteklendikten sonra yine aynı uzun geri dönüş macerası başlıyordu onlar için..Yorgunluk baş gösteriyordu ama mutluydular.Zaman sabaha vurmak üzereyken yolculuk bitiyor bu sefer işe,okula yetişmek için koşuşturma başlıyordu.Öyle ya haftasonunun en değerli saatlerini,dinlenme saatlerini bu yolda harcamışlardı yorucu bir hayat onları bekliyordu dışarıda.Fakat onları yoran ve üzen ne yolda harcadıkları zaman ne uykusuzluktu.Vefasızlık ve ruhsuzluk vardı.Sen o yorgunlukla son ses bağırırken sahada yürüyen cesetler vardı,sen ölümüne yola giderken tv başında atıp tutan Galatasaraylı(!)’lar vardı. Değer bilmeyen Galatasaraylılar vardı..Bütün gün kafanı kemirirdi bunlar rahat edemezdin,yine de yılmazdın Galatasaray için..Bir başka doğan gün ve bir başka arma macerası başlardı onlar için.Bu sevdanın adı Galatasaraydı.

20 Nisan 2010 Salı

Arda Turan ve Caner Erkin kavgası...

Hayret ediyorum şunlara, neyi paylaşamıyorlar...
Birbirlerini tamamlayıcı özelliklere sahip futbolcular, nasıl oluyorda bu denli kendilerinden geçip birbirerine saldırıcak kadar hırs yapıyorlar yada neyi çekemiyorlar ?

Bakıyoruz idmana 5'e 2 pas çalışması yapıyorlar bunun sonucunda kavga ediyorlar, öyle böyle bir kavgada değil, antreman taraftara kapalı fakat basına açık...

İnsan biraz düşünceli olur, Galatasaray kaptanısın ve bunun ağırlığı ile orada yapıcı olacaksın, orada medya var 70milyona uzanan herşeyi yayan bir medya...

Alın size gündem, yaşadığın onca sıkıntı yetmiyormuş gibi birde bunu yaşa bakalım Arda efendi..

Bu gidişin sonu iyi değil, en kısa zamanda kendini toparla...

Yoksa bu takımda ne huzur bırakacaksın, nede huzur bulacaksın..

19 Nisan 2010 Pazartesi

Arda Turan mevzusu...

Arda kimdir arkadaş ? Galatasaray'ın bir topçusu ?

Peygamber değil birşey değil, ona kaptanlık bandını verende bu taraftardır, alması gerektiği yerde gereğini yapıcak olanda taraftardır...

Onun içinde ki Galatasaray sevgisine kimse engel olamaz, protestoyla taraftarı silicekse zaten hemen silsin, sezon sonuda gitsin...

Hayransınız Arda'ya, bizde seviyoruz...Farklı birşey yaptığımız yok...

Beste konusuna takıldınız durdunuz, elinizde başka koz kaldımı ? Bu takım şu dakikadan sonra 4te4 yaparsa bu protestonun neticesindedir, 6da6 serisinin ilk iki ayağını atlattık..

TEKRAR DİYORUM...

ARDA TURAN BURSASPOR MAÇINDA TRİBÜNLERCE ÇAĞIRALICAKTIR VE ODA BU TRİBÜNLERE GELECEKTİR...

Bu işin kısa özü bu...

Bundan sonra ne düşünürseniz düşünün...

Kimileri formayı secde eder, kutsal görür..

Kimileri formayı, kendince değişir kuzu olur...

Eleştiriler sürerken...


Yeri geliyor açıklamalar yapıyoruz, yeri geliyor susuyoruz...

Her duruşumuz bazı insanlar için suç teşkil etmekte...

Bizi anlamak için üstün zekaya ihtiyaç yoktur, biz bugüne kadar Galatasaray armasını hiç bir zaman yanlız bırakmadık...

Asla ve asla...

Armanın gittiği heryere biz koşa koşa gittik, kimi zaman bizlerin uyarılarına rağmen liseliler sınavlarını, üniler vizelerini bırakıp geldi bizlerle...

Neyden vazgeçerek, neye gidiyorlardı...

Hayattaki en önemli şeyleri Galatasaraydı bu insanların, herşeyiyle çok sevdikleriydi...Aşklarında
n öteydi...

Nedir bu Galatasaray düşmanlığı, verilen tepkiler ?

NEDEN ?

Tribün liderlerimiz bile her defasında " kimse Galatasaray’dan büyük değildir" diyorken...Bizde dahil diye üstüne basa basa ekliyorken nedir yani bu ağır tavırlar ?

Galatasarayın menfaati için herşeyi yapıyorken, takıma destek oluyorken, 5DK sustuk diye üstümüze gelmeyen kalmadı...

Yine susarız, yine tepki koyarız...BİZLER GALATASARAY TARAFTARIYIZ ve bizler için en önce GALATASARAYIN MENFAATLERİ gelir...

Arda’nın morali çok bozuk denildi, gazetelerde çıktı...Eee oysaki Diyarbakır maçından 1 gün sonra karşılaştık, gayette keyfi yerindeydi, selamlaştık geçti köşesine takıldı arkadaşlarıyla ?

Büyük kaptanın mı morali bozuktu ?

Hakan ağabey bizleri eleştiriyor olabilir ama sizlerde Galatasaraylısınız biraz susacaksınız...

Bizlerin KRAL isimini taktığı bir futbolcuya, Ersun Yanal gibi birini bitirebiliyorsak bu bizim gücümüz, sana olan sevgimizdir...

KRAL HAKAN ŞÜKÜR
SENİ ÇEKEMEYEN
BÜTÜN ....
SURATINA TÜKÜR

diye bağırdığımız dönemlerdede, biz birilerinden emir mi alıyorduk ?

Senin için yaptırdığımız 75m2 lik pankartı, Oftaş maçında asarken, birilerinden emir mi alıyorduk ?

Sen golünü attığında dönüp bize doğru elini kalbine götürüp, teşekkür ederken, maçtan sonra telefonda konuştuğumuzda Allah razı olsun dediğinde birilerinden emir mi alıyorduk ağabey he ?

Bizler GALATASARAYı karşılıksız sevdik ağabey ve hiç bir zaman kötülüğünü istemedik...

Zarar vermemek için elimizden geleni fazlasıyla yaptık...

Şimdi kenetlenme zamanıyken, muhalefet olup, takımı derinden etkilemek HİÇ BİRİMİZE YAKIŞMAZ.

Hepimiz takımımızın arkasındayız, protestomuzu bir maçla sınırlandırdık, sadece herkes herşeyin farkına varsın diye ve bitti işte...

Hakan ağabey, Arda’yla sürekli diyalog halindesin, sen ona akıl verensin bunu hepimiz biliyoruz...Şimdi büyüklüğünü gösterde, Arda’nın son 4 haftada neler yapması gerektiğini söyle.

Saygılar

Utku BOZTEPE

Yeniden canlandırma...

Son zamanlarda blog sayfasına yazamıyorduk aslında yoğunluktan diyelim. Uzun zamandan sonra tekrardan geri dönüyorum yazmaya..

Daha güzel yazılarımızla, tribünlerin dili olarak...

Saygılar